Ana sayfa Yemek Hikayeleri ATHENA’NIN ARMAĞANI: ZEYTİN AĞACI

ATHENA’NIN ARMAĞANI: ZEYTİN AĞACI

1547
0

İbrahimi dinlere göre Nuh peygamber, büyük sel felaketinden sonra suyun ne kadar azalıp felaketin ne kadar dindiğini görebilmek için 7 gün aralıklarla 3 ayrı güvercin göndermiştir. Üçüncü güvercinin dönmemesi ile birlikte artık kuru bir zeminin varlığından emin olmuştur. Çünkü diğer güvercinler konacak kuru bir alan bulamadıklarından geri dönmüştür. Ayrıca ikinci güvercinin gagasında taşıdığı bir dal parçası da, Nuh’a selin altında kalmış, ancak hala dalları su yüzeyinde duran ağaçların varlığını haber etmiştir. Bu dal aslında bir zeytin ağacına aittir.

Antik Yunan inanışlarına göre de birçok mit bulunmakta ve bunlardan biri Athena ve Poseidon arasında geçen rekabeti anlatmaktadır. O zamanlar iki Tanrı’nın da isminin verilmesini istediği çok güzel bir şehir bulunmaktaymış. Tanrıların Tanrısı Zeus ise bu şehri bölge kralının kararına göre vereceğini ve bundan sonra o şehrin o Tanrı’nın ismiyle anılacağını söylemiştir.

Poseidon üç dişli mızrağını kullanarak bir kayada delik açmış ve bir pınar belirmiş, bu da o şehirin yaşayacağı dönemsel kuraklıklar için bir nimet oluşturmuş. Ancak denizlerin Tanrısı küçük detayları fazla önemsemediği için akan bu su, deniz suyu gibi tuzlu olmuş. İnsanların içmek için kullanabileceği gibi tatlı su değilmiş. İnsanlar önce Poseidon’un bu armağanına çok sevinmiş ancak durum ilerleyen zamanlarda suyun tuzlu olduğunu anladıklarında değişmeye başlamış. Daha sonra Athena bu şehir için bir bitki tohumu armağan etmiş. Bu aslında zeytin ağacı tohumuymuş. İnsanlar bu armağanı çok sevmiş çünkü bu ağaç onlara hem yiyecek sağlamış hem yakacak ateş için odun sağlamış hem de yağı ve yapraklarıyla sağlıklı kalmalarını sağlamış. Sonuç olarak bu rekabetin galibi Athena olmuş ki sizin de tahmin edebileceğiniz gibi o şehir bugün Atina ismiyle bildiğimiz şehrin ta kendisi.

Zeytin ağaçlarının ilk olarak nasıl ve ne zaman evcilleştirildikleri, daha doğrusu insanların kültür edebileceği hale getirilmesi hakkında kesin bir bilgi olmasa da, Akdeniz bölgesinde yaşamış neolitik dönem insanlarının bundan yaklaşık 10.000 yıl önce yabanî zeytinleri biriktirdiklerinin kanıtlarına ulaşılmıştır. Zeytin ağaçlarının kültür edilmesine dair en güçlü kanıtlardan biri ve bundan yaklaşık 8.000 yıl öncesine aittir ve bugünkü Anadolu bölgesinde bulunmuştur. Diğer bulgular ise Levant bölgesinde (Bugünkü Suriye, İsrail ve Irak topraklarının bulunduğu) 6.000 yıl öncesine ait ve Mezopotamya’da 5.000 yıl öncesine aittir.

Kenanlılar (İbranice: Kena’an, şu an İsrail’de yaşayan halk) MÖ 4.500 dolaylarından beri zeytinyağı yapıyormuş.  Bu döneme ait amforaların içerisinde zeytinyağı kalıntıları bulunmuştur.

Eski zamanlarda zeytinyağı çok değerli bir besinmiş. Hatta Homeros bile zeytinyağına “likit altın” demiştir. Spartalılar zeytinyağını vücutlarına sürerlermiş, aslında buradaki amaçları hem atletik vücutlarına masaj yapmayı kolaylaştırmak hem de zeytinyağını vücutları için nemlendirici olarak kullanmakmış. Erken dönem Roma imparatorlukları yaptıkları kutlamalar esnasında zeytinyağını bir hediye olarak sunarlarmış. Ayrıca, zeytinyağını elde etmek için bugün bile temelde aynı mantığı kullanan makinaların temelini oluşturan pres makinalarının ilk icadını yapanlar da Romalılardır.

16. yüzyıl civarlarında yeni dünyaya yelken açan İspanyol ve Portekizli kâşifler eve dönüşlerinde yanlarında mısır, domates, patates, kakao gibi besinleri de getirmişlerdir. Getirdikleri ürünleri bir mucize olarak tanıtırken aynı zamanda orada gördükleri zeytin ağaçları ve atlardan da bahsetmişlerdir. 17. yüzyıl ortalarında Hollanda-Doğu Hindistan firması gemiler için 1661 yılında zeytin ağaçlarının ilk yetiştirildiği bölgelerden biri olan Güney Afrika’da bir liman yapmış. Zeytin ağaçları bu limandan geçen gemiler ile 1805 yılı civarında Avustralya’ya kadar taşınmış. Bugün dünya üzerinde zeytinyağı ticareti yapan birçok büyük firma, Akdeniz bölgesinde faaliyet göstermekte olup esas üretimlerini bölge ülkelerinde, Şili, Arjantin, Güneybatı Amerika, Güney Afrika, Avustralya ve Yeni Zelanda’da yapmaktadır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here