Ana sayfa Yemek Hikayeleri HER DERDE DEVA: ZEYTİNYAĞININ TARİHİ

HER DERDE DEVA: ZEYTİNYAĞININ TARİHİ

87
0

Zeytin ağacı tarihin en eski ağaçlarından biridir. Hatta zeytin için “ilk ağaç” denmektedir. Ege’nin incisi, saklı hazine, sağlık deposu, güzellik iksiri… Zeytin için ne derseniz az kalıyor. 6.000 yıllık bir geçmişe sahip olan zeytin, yetiştiriciliği çok eskilere dayanan bir meyvedir, öyle ki MÖ 2000’lere dayanan Mezopotamya bulgularında bile zeytin ağacı figürlerine rastlanmıştır. Barışın, kardeşliğin, dostluğun, güzelliğin simgesi zeytin, büyük İskender’in seferleriyle yukarı Mezopotamya’dan Ege ve Akdeniz kıyılarına taşınmıştır. Ege kıyılarının sürekli işgal altında olması zeytinin dünyaya açılmasına olanak sağlamıştır. İlerleyen dönemde Romalıların topraklarına dâhil olan Ege ve Akdeniz kıyılarından ticaret gemileriyle Avrupa’ya yayılan zeytin, o dönemde popülerliğini korumuştur. Ege adalarından biri olan Santorini Adası’nda 39 bin yıllık zeytin ağacı yaprakları fosillerine rastlanmıştır. Fenikelilerin de zeytin ticareti yaptıkları bilgiler arasında yer almaktadır.

Zeytinin barışı simgelemesi Nuh Tufanı olduktan sonra beyaz bir güvercinin ağzında zeytin dalı tutarak Nuh’un Gemisi’ne gelmesi ile ilişkilendirilmiştir. Hayatın sürdüğünün bir kanıtı olarak kabul edilmiştir. Bu yüzden zeytin ağacının kutsal olduğun inanılır. Kutsal kitaplarda adı geçen 5 meyveden biridir. Kitapta adı geçen diğer meyveler ise hurma, üzüm, nar ve incirdir.

Zeytin deyince Antik Yunan rivayetlerini unutmamak gerekir. Yunan mitolojisine göre zeytinin doğuşu Poseidon ve Athena’nın arasında geçen, Atina’nın koruyucusu olma yarışına dayanır. Zeus’un şehrin yeni koruyucusunu seçmek için yaptığı bir yarışmada Poseidon’un rüzgârla yarışan bir at yarattığı bunun karşısında bilgelik tanrısı olduğuna inanılan Athena’nın zeytini yarattığı ve tüm hastalıklara şifa bulduğu söylenir. Daha sonra zeytin ağacı tüm Yunan adalarına ve şehirlerine dikilmiştir.

Bilinen en eski zeytinyağı üretimi toplanan zeytinlerin büyük kazanlara koyulup ayakla ezilmesi ve daha sonra sıcak suda bekletilip yağının süzülmesiyle olmuştur. Daha sonra büyük silindir taşlarla ezilerek yağının akıtılması yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem günümüzde bazı zeytinyağı üreticileri tarafından hâlâ kullanılmaktadır ancak artık bu işlemleri yapan makineler olduğu için işimiz daha kolay.

Zeytinyağı elde etmek tam bir emek işidir. Zor süreçlerden geçen zeytinlerin yolculuğu daldan toplanmaları tek tek ayıklanmaları ile başlar. Fabrikalara getirilen zeytinler el ile, en ufak bir toprak, yaprak veya yabancı madde kalmayana kadar temizlenir. Daha sonra yıkama makinelerine gönderilir ve iyice temizlendiğinden emin olunur. Daha sonra zeytinlerin etli kısmı çekirdeğinden ayrılır ve etli kısmı ezilmeye başlanır. Ezildikçe hamurumsu bir kıvam alır, yağ damlaları ayrılmaya başlar. Karışıma temiz su verilerek zeytinyağı ayrıştırılır ve bu yağ süzülür. Bütün bu zorlu aşamalardan sonra zeytinyağı istenilen kaplara doldurulur.

ZEYTİNYAĞI ÇEŞİTLERİ

Yağın çeşidi ezilme işlemi sırasında verilen ısıya göre değişir. 27 derecelik bir ısıyla ezilen zeytinlerden daha az yağ çıkar ve bu yağa soğuk sıkım zeytinyağı denir. 50 – 60 derecelik ısılarda daha fazla yağ elde edilir bu yağa sıcak sıkım zeytinyağı denir. En değerli zeytinyağı çeşidi olarak natürel zeytinyağı gösterilir. Erken hasat edilen zeytinlerin soğuk sıkım yöntemiyle elde edilmesiyle oldukça yumuşak ve aromatik bir tada sahip olan natürel zeytinyağı tadıyla damaklara taht kurmuştur. Salatalara, yemeklere farklı bir lezzet katan bu zeytinyağı çeşidini siz de sofralarınızdan eksik etmeyin. Her damlası şifa ve emek olan zeytinin bir damlası bile israf edilmemeli.

ZEYTİNYAĞININ KULLANIM ALANLARI VE FAYDALARI

Zeytinyağı yararlı yağ asitleri açısından oldukça zengindir. Hipokrates ve Galenos’un tıp kitaplarında ilaç olarak kullanılmıştır. Yara ve yanıklara merhem olarak ve masaj yağı olarak kullanılabileceği söylenmektedir. Günümüzde ise kullanım alanları sayamayacağımız kadar çoktur; saç bakımından cilt bakımına, bebek bakımından ev temizliğine her yerde zeytinyağını kullanabilirsiniz. Miktarını aşmadan günlük 4 yemek kaşığı kadar zeytinyağı tüketiminin kalp sağlığını koruduğu bilinmektedir. Bitkisel antioksidanlardan oldukça zengin olan zeytinin kanser oluşumuna engel olduğu araştırmalara konu olmuştur. Diyabetten kolesterole, obeziteden tansiyona birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Evlerimizden sofralarımızdan eksik etmememiz gereken bir şifa kaynağıdır.

İlgili İçerikler

YAKAN TARİH: ROMA VE TARÇININ ORTAK KADERİ İnsanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanıldığı bilinen tarçın, ilk defa MÖ 2800’lü yıllara ait Çin yazıtlarında karşımıza çıkıyor. MÖ 200'lü yıllar...
DAMLA SAKIZININ MİS GİBİ HİKÂYESİ Mis kokulu, mücevher gibi kıymetli, zor yetişen ve işlenmesi bir hayli zor olan damla sakızının hikâyesine kulak verelim… Damla sakızı nerede yetişti...
40 YILLIK HATIRI OLAN GELENEK: KAHVENİN TARİHİ Filtre edilmeden hazırlanan, kavrulmuş ve çekilmiş kahve çekirdeklerinin su ile pişirilmesi sonucu bir taşım kaynatılarak fincanlara doldurulan üstü k...

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here